Flash
 
22 Mayıs 2012, Salı
Seri İlan
Kategori: Cenaze İlanları
Program Arşivi

Gösterim: 841

Gösterim: 948
Terme Hava Durumu

SAMSUN

Şans Oyunları

 

Döviz Kurları
Altın Fiyatları

 




 
 
  Ana Sayfa        İş Dünyası
Süt'te İftira
Süt yüzde 72 zamlandı.'Sağlıklı süt kutuya mahkum' diyen Tetra Pak'ın kutu maliyeti, süt fiyatı düşse de düşmüyor. Tetra Pak'ın en büyük mağdurları ise çiğ süt üreticileri isyanda. İşte sütteki bozuk düzen!
12 Mart 2010, Cuma  13:39 Karakter Boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
 

Hakan GÖKSEL´in haberi

´Sağlıklı süt tüketimi´nin ambalajlı ve kutu sütlerden geçtiği reklamlarıyla piyasada tekel gücünü kullanan TetraPak rakiplerine göz açtırmıyor.

Firma, reklamlarında cam ve diğer ambalajlı sütlerin daha az sağlıklı olduğuna dolaylı yoldan vurgu yapıyor.

Reklamlarında sağlıksız sütün ambalajsız olmayacağı vurgulayan Tetra-Pak; piyasadaki diğer firmalara da pek yaşama şansı bırakmıyor.

Tetra-Pak’ın darbelerinden en büyük nasibini alan diğer kesim de küçük çiğ süt üreticileri! Çünkü, Türkiye’de süt tedarikinin yüzde 90’ını inek sahibi küçük süt üreticileri sağlıyor. Süt çiftliklerindeki üretim oranı ise yüzde 10 ile sınırlı!

“En sağlıklı süt kutuda” reklamlarıyla çiğ süt üreticisi ailelere en ağır darbeyi Tetra Pak vuruyor. Tetra-Pak reklamlarında öyle bir sağlık vurgusu yapıp tüketiciyi yönlendirdi ki; küçük süt üreticileri yıllardır sağdıkları ve tükettikleri sütü içmekten korkar oldular.

Küçük süt üreticileri, Tetra Pak’ın reklamlarla, çiğ süt üreticisini kutu sütçülere mahkûm ettiği görüşünü savunuyor.

ÇİĞ SÜT SAĞLIKSIZ İDDİALARI NE KADAR DOĞRU

Trakya Bölgesi Veteriner Hekimleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Veteriner Dr. Olcay Karaman, son zamanlarda UHT süt konusunda reklamlarla süt tüketicilerini yanlış yönlendirdiğini ve süt üreticilerini olumsuz yönde etkilediğini belirtti.

Karaman “çiğ süt çok sağlıksız, aksine UHT tekniği ile satılan sütler çok sağlıklıdır’ iddialarının bilimsel açıdan doğru olmadığını ve halk sağlığı açısından da kabul edilemez nitelikte olduğunu vurguladı.

Karaman “UHT(Ultra high temperature) sütler çok yüksek ısıda (135-1400C) 1- 4 sn süre ısıl işlem uygulaması ile elde edildiğini ve bu teknolojide, Süte uygulanan yüksek ısı, sütlerdeki tüm mikroorganizmaların yok olmasına neden olmakla birlikte, sütteki C, B6, folik asit, B12, thiamin, gibi ısıya duyarlı vitaminlerin parçalanmasına, serum proteinlerinin denaturasyonuna, proteinlerin biyolojik değerlerinin azalmasına, lezzet ve renk değişikliklerine neden olur” görüşünü savunuyor.

Avrupa ülkelerinde ve ABD’de artık UHT tekniği ile işlenmiş süt tüketimi tamamen bırakıldığını ya da çok aza indirilğini söyleyen Karaman, UHT’li süt yerine pastörize süt ya da çiğ sertifiye süt (memeden çıktığı haliyle mikropsuz süt) kullanımı çok yaygın olduğunu belirtiyor.

Sağlık sütün, sağlıklı bir üretim zincirin ürünü olduğunu söyleyen Karaman, çiğ süt alımında tüm aşamaların zincirin halkası gibi sağlam olması gerektiğini ifade ediyor.

Avrupa hayvanın sağlığından beslenmesine kadar tüm aşamalarının sıkı denetim altında olduğunu ifade eden Karaman kontrollü üretilen sütlerin çok sağlıklı olduğu görüşünde.

Süt üreticilerinin sağdıkları sütleri tüketmekten korktuklarını söyleyen Karaman, Bilim dünyasından da birçok uzmanın bu konuda rahatsız olduklarını belirtiyor. Karaman insanların kendi yaptıkları yoğurdu yemekten imtina eder hale geldiğini belirtiyor.

Korku toplumu oluşturulmaya çalışıldığı görüşünü savunan Karaman, çocuklarımızda dün olmayan hastalıkların bugün var olduğunu söyledi.

İnsanlar bugüne kadar sağlıklı zincirde üretilmiş sütlerden herhangi bir zarar görmediğini söyleyen Karaman; ‘Bu çok sağlıklı bunu için ötekini içerseniz ölürüsünüz’ gibi telkinlerin doğru olmadığını belirtti.

İddialarını daha da ileri götüren Karaman Avrupa’nın kaç ülkesinde kutu süt var UHT var araştırılması gerektiğini öne sürüyor.

Sütte yüzde 50 -60 kayıt dışılık olduğunun savunması da işin diğer boyutu. Türkiye’de süt ineği sayısı 1-3 arasında olan insan sayısı 900 binin üzerinde…

Kriz döneminde bu ailelerin hayvanlarını kasaba yollamadığını ve Türkiye’nin bu sayede ithal süt ya da ithal süt tozundan korunduğunu söyleyen çiftçilerin hayvanları tek geçim kaynağı.

SÜT FİYATLARI NEDEN ZAMLANDI

Süt fiyatlarına son dönemde gelen zamlar tüketicinin satın alma davranışını da etkiledi. Sanayici süt tüketimin düşüklüğünden şikâyet ederken süt fiyatlarındaki artıştan da bir hayli memnun!

Süt üreticisini maliyetlerinin yükseldiği sektörde, sanayici zammın gerekçesi olarak kırmızı ette yaşanan krizi gösteriyor ve hayvancılığın iyi yönetilmediği iddiasında bulunuyor.

Tarım Bakanlığı ve bazı derneklerin düşüncesi ise süt fiyatlarının artmasının ardında spekülatörler var. Zammın nedeni ne olursa olsun olan fatura yine vatandaşa çıkıyor.

Birkaç yıl öncesinde en ucuzu 1,3 TL civarında satılan süt bugün marketlerde en düşük 1,5 TL’den satılıyor.

Sektör temsilcilerinden Aynes Süt Yönetim Kurulu Başkanı Nevzat Serin sütteki son dönemdeki artış gerekçesini sorduğumuzda hayvancılığın kötü yönetilmesi olarak gösteriyor.

Türkiye’de süt üreticisinin çeşitli birliklerle fiyatları üzerinde etkili olduğunu söyleyen Serin süte kota uygulanması gerektiğini ifade etti.

Türkiye süt üretiminin yüzde 90’ının köylerde gerçekleştiğini süt çiftliklerinin payının yüzde 10 civarında olduğunu belirten Serin, yaz döneminde süt üretiminin azaldığını kış aylarında ise arttığını söyledi.

Etteki artışının süte fazla etkisi olmadığını söyleyen Serin hayvancılıktaki krizin 2008 Ekim Kasım aylarında kendisini gösterdiğini o dönemde ufak bir destekle bu artışın önüne geçilebileceğini ifade etti.

Süt fiyatlarının bu dönemde 38-40 kuruşa kadar düştüğünü ve bu dönemde hayvanların kesime gittiğini belirtti.

Küresel kriz ile birlikte düşen emtia fiyatlarına paralel olarak sanayicinin girdi maliyetlerinin , süt fiyatlarının yükselmesine rağmen 2008’e göre düştüğünü anlatan Serin süt üreticisinin hayatından son derece memnun olduğunu ifade ediyor. Serin tüketici tarafındaki durumun ise kötü olduğunu süt ürünlerine yüzde 72 zam geldiğini söyledi.

Süt üreticisinin maliyetlerinde 2007-2008 yılına göre düşüş olduğunu söyleyen Serin; 2010’da da düşüsün sürdüğünü söyledi. Serin sanayici maliyetlerinde ise artış olduğunu belirtti.

Sütün taban fiyatının 85 kuruş olduğunu söyleyen Serin primler ile 95 kuruşa sanayiciye teslim olduğunu söyledi. 26 kuruş ambalaj maliyeti olduğunu söyledi.

Sütün ambalaj maliyetinin dövize endeksli olduğunu ve sütün maliyetinin yüzde 30’una karşılık geldiğini söyleyen Serin, önceki yıllarda yüzde 20 daha ucuz olduğunu ama fiyatların Euro’ya endeksli olduğunu söyledi.

Türkiye’de süt paketleme işinde tekel konumdaki tek bir firma olduğunu çeşitli Alman, Türk ve Çinli firmaların tercih edilmediğini ifade etti.

Avrupa’da işletme maliyetlerinin daha pahalı olduğunu söyleyen Serin, sütün Avrupa ülkelerinde 85 sent ile 1 Euro arasında satıldığını söyledi. Lojistik, nakliye ve işçilik kalemlerinin Türkiye’ye nazaran daha pahalı olduğunu söyleyen belirten Serin, Türkiye ile kıyaslandığında fiyatların hemen hemen aynı seviyelerde seyrettiğini söyledi.

Avrupa’da işletme maliyetleri Türkiye’ye nazaran daha pahalı olsa da süt fiyatları Türkiye fiyatları ile aynı seviyede. Türkiye’de ise bu maliyetler çok daha düşük fakat süt fiyatları pahalı.

Serin Türkiye’de 1,5 liraya da; 2 liraya da süt olduğunu söylerken önemli bir gerçeğin altını çiziyor. Ambalajlar içerisindeki sütün pahalı olanlardan farklı olmadığını söyleyen Serin sanayicinin son dönemde stoklarının arttığını ve önümüzdeki dönemde ve Nisan ayının ihale dönemi olması nedeniyle süte indirim geleceği bilgisini de veriyor.

Tetra Pak’ın Tekel olmasından dolayı tercih edildiğini söyleyen Serin cam ve plastik şişelere nazaran pahalı olmadığını ama kutu olarak değerlendirildiğinde pahalı olduğunu söyledi.

Haber7



Kaynak : http://www.haber7.com/haber/20100312/TetraPakin-cig-sute-sutu-bozuk-iftirasi.php
Bu haber 22506 kez okunmuştur.
Toplu sözleşme tasarısı TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
Emniyet Genel Müdürlüğü, Fransız malı makam araçlarının alımını iptal etti.
 
Yeni Sayfa 1
         
 

 

 
         
     
         
     
 

 

 

GAZİ, ŞEHİT ve MALÜL HABERLERİ

 

 
Haber  Blog Video Foto İlanlar

Üye Girişi

Röportaj
M. Yusuf Kandehlevî, Hayâ-tüs-Sahâbe isimli eserinin 4. cildinde çok ilginç bir hâdiseden bahsediyor. Hz. Ebûbekir'in, hilâfet yıllarında Bizans İmparator'unu İslam'a davet etmek için gönderdiği iki elçi, Bizans Sarayı'nda gördükleri Peygamber resimlerini Medine'ye döndüklerinde bütün tafsilâtıyla Halîfe Ebûbekir'e anlatırlar. İşte bu hâdisenin teferruâtı:
Yazarlar
Video
Sisteme Kayıtlı Günün Ayeti Bulunmamaktadır.

Kaynak Yok
Yeni Sayfa 1

TermeHaber Sitesi

TermeHaber.Com Karikatür Servisi
Reklam   l  İletişim   l   Künye   l   Gizlilik İlkeleri  l   Günün Haberleri   l   NOSTALJİ   l   Forum   l   Başkana Mesaj  l   RSS